III

By

Zamanlamanın yanlış olduğuna dair tüm söylentiler bir yerlerde birikiyor. Fısıltılar yığılıyor birbirlerine. Nedir zaman ki, nedir yanlış olan?

Anlatıyor kelimeler. Anlattıkça çarpıyor sağına soluna. Böylece fısıltılar yüksek seslere dönüşüyor. Büyüyorlar. Bir gün yok olacaklarını bilmelerine rağmen dillerde, kulaklarda yer edinme umuduyla çırpınıyorlar. Çünkü aslında hiçbir yere sığamıyorlar. Birilerini arıyorlar ama bulamıyorlar, birbirlerine kalıyorlar ve giderek karışıyorlar. Kendileri gibi olana temas ettikleri içinse ilk anlamlarından düşüyorlar. Artık baştaki telaşları görünmüyor, anlatma aracı amacıyla örtüşmüyor. Taşıdıkları yükleri unutarak peş peşe sıralanıyorlar. Burada sözlerin önemi kalmıyor. Sorumlusundan çıktıktan sonra yolda kalarak yol kat ettiği için. Ulaşamadığı, varamadığı için. Tamamlanamadığı için. Bir benim yine bana, diyemediği için.

Ama sen seç kelimeyi. Biliyorsun şarkını, buluyorsun ya sözlerini üzerlerini örtüp bırakırsın yan yana. Laflarlar sonra.