Ses’imden

By

Hayatta birden fazla cephede savaşmak…

Herkesin bunu yaşadığı bir dönem vardır diye tahmin ediyorum. Benimki geçmişte kaldı. Fakat şimdilerde durup düşününce farklı açıları ilişiyor gözüme. Kalp gözüme muhtemelen.

Yorulduğunuzu, direndiğinizi ve devam ettiğinizi hissetseniz de her noktasını yaşamazsınız. Kimi yerleri dokunulmamış kalır. O izbe noktalara uğradım bahar havasını getiren serin günlerde. Tezattı. Tezattı çünkü kucaklama hissi veriyordu tüm kayıplar. Dünyanın bir ucuna bırakmışsınız da ansızın burnunuzun dibinde belirmiş gibi. Bunu yapabilen şey özlemdir. O günlere duyulan özlem değil, o günlerdeki kendinize duyduğunuz özlem. Kucaklamış her şeyi, bir oraya koşmuş bir buraya. İnandığı, istediği, kaçtığı, korktuğu her şey için savaşmış. Bugün o olmadığınız için suçlayamazsınız ancak anlayabilirsiniz ve görebilirsiniz kaçırdıklarını. Ardından kabullenirsiniz. Kabullenmelisiniz. Kazanmak için kaybettikleri olacaktı ve bu her birinin hesaplanabileceği bir hikaye değil. Yara bere içinde hala canlı kalmakla benzer.

Aksine, nefes alamayan anılar da olacak. Dünkü bahar bugüne yağmurlarını bırakacak. Anıya dönüşecek. Yalnızca siz istediğinizde kendisini hatırlatacak. Yarattığı buğuyu sileceksiniz elinizin tersiyle. Çünkü bakmaya devam etseniz de bulanık olacak, karıştıracak renkleri.

Düne ya da yarına duyulan heves bugüne etki eder. Hiçbir dün ve hiçbir yarın bugünü tamamlayamaz. Bugün yalnızca sizindir. Bugüne ihanet ise yeni bir ağrıdır artık duyulmayana ve henüz duyulmamışa.

His’sine.